17 Kasım 2011 Perşembe

düşündürenle beraber bir sohbet...


bugün düşündüm
insanları, toplumu
hani toplumun belleği ve insanın belleği, sosyal ortamların kuralları ve yargılarının oluşması üzerine
son dönem okuduğum kitaplarla da alakalı
dedim ki ya ne gıcık
 nasıl da çağın bakışı ve yaşadığımız toplum
ket vuruyor bize, hayallerimize, mutluluğumuza, huzurla bir anı yaşama isteğimize
şartlara kurallara bağlıyor
olmalısın yapmalısın...
ölene kadar, ölümüne, kutsallarla dolu, kanla ırkla dinle, bağlıyız her yere ve herşeye
oysa çocuklarız biz hep
öğrenmiş çocuklar...



hadi o toplumlar arası faşizm
toplum kimliği...
bir de toplumun bize dayattığı mikro-dünyalar var
evlenmelisin, çocuk doğurmalısın, askere gitmelisin
içki içmemelisin
oruç tutmalısın, annenin elini öpmelisin, babanı sevmelisin
bunları biz kendiliğimizden de yapsak aslında
bazılarını öğrenmişliğimizden yapıyoruz
farkında bile olmadan
aslında bağımsız ve özgür yaşadığımızı düşünsek de
kat kat kuralların altındayız, ama bence asıl olan
özgür olmadığını bilmek ve bunu aramaktır
çünkü özgürüm dediğin anda aslında bir yerlere bağlanmışsın demektir
yaşamın kendisi gibi bir ilke, bir arayıştır özgürlük de

ondan sonra düşündüm
hep konuşuyoruz ya :
evlilik kurumu
aslında işin aslı şu :
toplumun dinamiğinde
insanlar sevdikleriyle ya da çoğunun yaptığı gibi sadece karşı cinsten biriyle
sürekli bir bağlılık yaratarak, devamlı cinsel ilişkiyi garantilemek istemişler
çünkü insanlar belirsizliğe katlanamazlar,
elbet de o da var
hem sahiplik, aitlik
şimdi değil, ilk başlarda öyleymiş
elbette
şimdi daha çok aidiyet ve sorumluluk taşımaya dönmüş
dedim ya insanlar belirsizliğe dayanamazlar
aslında bütün o büyük yapının
düşün kuramlarımızın
var oluşunun temel yapısı insanın bu doğasından gelir belki
belirsizliğe katlanamama
insan tanrılarla anlaşıyor, eşiyle anlaşıyor
geleceğini yaşamını
güya belirli hale getirme çabası içinde, aslında bunların hepsi :
insanlığın, hep var olmuş hep var olacak, belirsizliğe karşı kendi kendine kurduğu
kurmacalar, oyunlar...

ondan sonra dedim ki
misal evlenme ve evlilik kurumuna gerçekten saygı duymuyorum
benim için bir anlamı yok
seninle beraber mutlu huzurlu yaşayabilmemin
insanlarca koyulan şartı bu olduğu için var
çocukken pipimi kesmeleri gibi
 bu toplumda erkek olacaksan
sünnet olacaksın
bu sana bağlı bişey değil...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder